PAYLAŞ

Osmanlı döneminde camilerin yapımıyla ilgili yazımızda sizlerle yeniden birlikteyiz. Bu konuyla ilgili piyasada Davıd Macaulay’ın CAMi adlı kitabı okunmaya değer bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

Kitabın kapağında:” Mimariye meraklı çocuklar ve büyükler için 16. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde bir cami ve külliyesi nasıl yapılırdı?” yazıyor. Yazar, kitapta bir kurgu şeklinde cami ve külliye yapımını en ince ayrıntılarla anlatıyor. Aşağıda kitaptan bazı pasajlar ne demek istediğimizi daha iyi açıklayacaktır:

-Fil ayağı denilen, devasa örme sütunlar, dörtgen mekanın köşelerine veya çevresine yerleştirilirdi. Sonra da bunlar kemerler birbirine bağlanırdı. Bu düzenleme hem yukarıdaki kubbe için  uygun bir destek tabanı oluşturur, hem de kemerler altında kalan mekanın geniş ve ferah olmasını sağlardı.

-…işçiler, pencereler için parmaklık hazırlıyordu. Önce, işlenmiş demir çubuklar ızgara şeklinde bir araya getiriliyordu. Sonra da bu çubuklar, özel olarak yapılan ve lokma adı verilen bağlantı parçalarıyla birbirine tutturuluyordu.

-Cami hariminin duvarlarında çeşitli yüksekliklerde sıralar halinde pencereler vardı. Yukarıda kalan pencere açıklarının tamamı yalnızca aydınlatma amacı taşıyordu. Havalandırma işi alttaki pencerelere bırakılmıştı. Bu yüzden bu açıklıklara sabit yani açılmayan pencereler takılıyordu. Bu pencereler, biri içte diğeri dışta olan iki cam bölüme sahipti. Bu çift camlardan içte kalanı Venedik camlarından yapılmaktaydı.

           

Parmaklıkların yapımı                           Genel hatlarıyla cami

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here