PAYLAŞ

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Fatih Cami

Evliya Çelebi, Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların büyük bölümünü gezen bir seyyahtır.  Hepimizin bildiği meşhur rüyasında ‘’Seyahat ya Resulullah’’ diyerek gezilerine başlamıştır. Büyük bir eser olan Seyahatnamesinde İstanbul Camileri’ne de yer vermiştir. Aşağıda okuyacağınız bölüm Fatih Cami ile ilgili bilgiler içermektedir.

Bütün Osmanoğlu ülkesinde ne kadar hendese ilmimde yetişkin mimar, usta ve taş ustası var ise İstanbul’a toplayıp nice bin büyük velilerin duasıyla temeline başlandı, sene 852(1458). 875(1472-1473) tarihinde tamamlandı. Bu yüksek cami ve benzersiz mabet, İstanbul şehrinin ta ortasında iki Karaman arasında bir yüksek yerde yapılmıştır. Eski zamanda bu caminin yerinde(?) adlı kralın garip bir kilisesi var idi ki Kayser ülkesinde Ayasofya’dan sonra öyle bir sanatlı yapı yapılmamış idi. Depremden yıkılıp Sultan Mehmed Gazi’nin ayağının uğruyla yapının temelini yeraltına kadar adını sanını kaldırıp Mehmed Han Camii yapıldı.

Fatih Cami’nin şekli: Bu caminin sağ ve solundan (?) basamak taş merdiven ile çıkılır. Yerden ta çatısına kadar usta arşını ile 87 arşındır. Yeryüzünden kapısına kadar dörder arşın boyu yüksektir. Dört büyük ayak üzere göklere ulaşmış yüksek bir kubbedir ve mihrap tarafında da yarım kubbe vardır. Sağında ve solunda iki somaki direkler var ki ibret vericidir. Mihrabı, minberi, hünkâr mahfili ve müezzinler mahfili, beyaz mermerden sade güzeli eski tarz sanattadır.

Nurlu kubbesi içinde iki tabaka kandiller ile süsleyecek katları vardır. Mihrabın sol tarafında Cübbe Ali hazretlerinin külah gibi dilim dilim bir sancağı vardır. Cami içinde kandillerden başka asılmış avizeler yoktur, ama dua kabul olacak ruhaniyetli camidir, zira yapıldığında yapı ustası ve amelelerden başka millet hizmet etmemiştir. Kıble kapısından  dışarı çıkarken sağ tarafta dört köşe beyaz mermer üzere altınlı ve lacivert ile Hattat Demirci kulunun celi yazısıyla yazılan hadistir:’’ Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır, onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır, onu fetheden asker ne güzel askerdir.’’

Avlunun iki tarafında bahçeler vardır, ondan hariç caminin iki tarafında Semaniye medreseleri vardır. Toplam(?) odalardır ki öğrencilerle doludur. Onlardan dışarı anayol medreselerin iki tarafında suhte tetimmeleri vardır ve onlar da öğrencilerle doludur. Bir aşevi, bir şifa evi, büyük bir misafirhane, eski bir hamam ve bir sıbyan mektebi ile bezenmiş bir camidir ki yüksek bir yerden bu latif caminin dört tarafından olan imaretlere ibret bakışıyla baksan halis saf kurşundan göm gök bir imarıstandır ki parlayıp durur.

 

Evliya Çelebi Seyahatnamesi, 1. Cilt

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here