PAYLAŞ

 

Merhabalar, uzun bir aradan sonra yeniden sizlerle birlikteyiz. Bu yazımızda Tahsin ÖZ’ün kaleminden Süleymaniye Cami’nden bahsedeceğiz. Faydalı olması ümidiyle…

Türk mimarisinin yükseliş devrinin bu değerli külliyesi, milletler arası anıtların en yücelerindendir. Bu manzume şehircilik bakımından başlayarak teknik, mukavemet, estetik, bezeme gibi her sanat zümresinde üstün bir başarıdır. Süleymaniye; 6 medrese, tabhane, imaret, kervansaray, bimarhane, hamam, mektep, oda ve dükkanlarla Kanuni ve Hürrem Sultan türbelerinden müteşekkil olup, Fatih külliyesinden sonra sosyal ve kültürel bağlantılarıyla en büyük teşkilatlı bir manzumedir. Kapı kitabesinde de belirtildiği veçhile(şekilde) külliye 1550 yılında başlanmış ve 1557 de ikmal edilmiştir ki, Batıda yapılan emsali binalara nazaran bu yönden de mühim bir başarıdır. Yapı defterine göre 597 yük 60186 akçe sarfedildiği belirtiliyor.

Mimar Sinan’ın kalfalık  eseri olarak yadodulan bu muhteşem manzumenin ancak camiden kısaca bahsedeceğiz. Süleymaniyenin her büyük camide olduğu gibi geniş bir dış avlusu bulunmaktadır ki, bu avlunun muhtelif isimlerde on bir kapısı vardır. Caminin iç avlusu dikdörtgen bir şekilde olup, buraya tam merkezde ve ikisi yanlarda olmak üzere üç kapıdan girilir. Merkezdeki kapı, taç kapı, yarım sütunları ve nefis yazıları, iki yanındaki odalarıyla başlı başına mimari bir varlıktır. Şadırvan avlusunun zemini mermer döşemeli olup, etrafını 28 kubbeli bir revak çevrelemektedir, bu revaklardaki sivri kemerler, istilaktitli(sarkıtlı)  başlıklı, porfir, mermer ve granit sütunlar üzerindedir. Revakların sekizi daha yüksek olup caminin son cemaat yerini teşkil etmektedir. Ortada müstakil şekilde mermerden oyma bronz şebekeli şadırvan bulunmaktadır.

Caminin dört minaresi vardır ki, bunlardan ikisi ikişer şerefeli ve şadırvan avlusunun ön cephesinde köşelerde, diğer iki minare de caminin medhal duvarının iki köşesinde olup bunlar daha yüksek ve üçer şerefilidir. On şerefelidir. On şerefe Kanuni’nin onuncu Osmanlı hükümdar olduğuna işarettir.

Caminin cümle kapısı iç avlunun tam merkezinde olup, binanın Arapça inşa kitabesini ihtiva etmektedir. Son cemaat yerinin duvarları ,(Ayetel Kürsü) ve (Fetih Suresi) yazılı mavi beyaz desenli çinilerle bezelidir.

Cami,69×63 ebatında olup merkezi kubbenin yüksekliği ve kutru(çapı) 27,25 metredir. Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmakta olup tabaklı diğer pencerelerde göz yormayacak kafi bir ışık temin edilmiştir.

Caminin mihrap, minber ve benzeri mermer işleri, kezalık mihrabın etrafını çerçeveleyen devrinin nefis çinileri, alçı pencereleri, sedef ve fil dişi süslemeli kapıları ayrı ayrı birer sanat varlığıdır. Yazıları da Karahisari Ahmet ile Şakirdi Hasan Çelebi ve Mustafa İzzet’in eserleridir.

Caminin, mihrabı önünde Kanuni’nin muhteşem türbesi ile solundaki karısı Hürrem Sultanın türbesi mimari ve çini sanatı yönünden birer şaheserdir. Süleymaniyenin sol tarafında, köşede, yüzlerce çeşitli mimari eserleri meydana getiren Koca Sinan’ın mütevazı türbesi bulunmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here